
BARO BAŞKANIMIZ AV.ALİ ER' İN , AVUKATIN HAKKI OLAN KARŞI VEKALET ÜCRETİ HAKKINDA SÖKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİNİN HUKUKA AYKIRI OLARAK VERDİĞİ KARARA İLİŞKİN AÇIKLAMASI;
MERSIN BAROSU , " SÖKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARAFINDAN YAPILAN VE AVUKATIN VEKALET ÜCRETINDE HAK KAYBINA NEDEN OLACAK İPTAL İSTEMİNİN REDDEDİLMESİ İÇİN " ANAYASA MAHKEMESİNE YAZILI BAŞVURU YAPTI..
BARO BAŞKANIMIZ AV.ALI ER ; “AVUKATIN HAK KAYBINA NEDEN OLAN HER TÜRLÜ DÜZENLEMEYE KARŞIYIZ. AVUKATIN VERDİĞİ HİZMETİN YOK SAYILMASI KABUL EDİLEMEZ. KARŞI TARAFA YÜKLENİLEN VEKALET ÜCRETİ AVUKATA AİTTİR”
Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin son fıkrasının "dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir" şeklindeki birinci cümlesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurması üzerine, Mersin Barosu Anayasa Mahkemesine mektup göndererek tepkilerini dile getirdi .
"AVUKATIN HAK KAYBINA NEDEN OLACAK HER TÜRLÜ DÜZENLEMEYE KARŞIYIZ.AVUKATIN VERDİĞİ HİZMETİN YOK SAYILMASI KABUL EDİLEMEZ. KARŞI TARAF VEKALET ÜCRETİ AVUKATA AİTTİR"
Mersin Barosu tarafından Anayasa Mahkemesi'ne yazılan mektupta ;
Söke Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrasının "dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir" şeklindeki birinci cümlesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştur. Başvuruda karşı tarafa yüklenecek ücretin müvekkile ait olması gerektiği, aksi takdirde kişilerin dava açmaktan çekinebileceği, bu durumun hak arama özgürlüğüne ve adalet anlayışına aykırı olduğu belirtilerek, itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2., 5. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Söke Asliye Hukuk Mahkemesi'nin itiraz başvurusu haksızdır ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki ;
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 Sayılı yasa ile değiştirilen 164. maddesinin ıtiraz konusu cümleyi de içeren son fıkrasına göre;
" Dava sonunda , kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir .
İtiraz konusu kural ile dava sonunda tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı öngörülmüştür. Böylece taraflar arasında ücret kararlaştırılmadığı durumlarda, avukatın sunduğu hizmetin karşılıksız kalmamasını sağlama ve vekil ile müvekkil arasında çıkacak ücret uyuşmazlıklarına engel olma amacı güdülmüştür.
Vekalet ücretinin davayı takip eden avukata ait olduğu yasal güvence altına alınmış olsa da, bu durum avukatlık ücretinin vekil ile müvekkil arasındaki bir iç sorun olma niteliğini ve avukatlık ücretinin kişisel hak olma özelliğini değiştirmemektedir.
Tarife gereğince karşı tarafa yüklenen vekalet ücretinin avukata ait olduğuna dair kanun hükmünün aleyhine sözleşme düzenlenmesini Yargıtay kabul etmektedir. Dolayısıyla Yargıtay'in yerleşmiş uygulamasına göre, Avukatlık Kanunu'nun uyuşmazlık konusu yapılan 164. maddesinin son fıkrasının 1. cümlesi sözleşme hürriyetini kısıtlayan bir düzenleme değildir.
Şu halde uyuşmazlık konusu kanun maddesi , avukat ile müvekkili arasında bir sözleşme yoksa veya sözleşmede karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretine dair bir düzenleme bulunmuyor ise boşluk doldurmak amaçlıdır .
Nitekim Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesinde avukatlık sözleşmesinin serbestçe düzenleneceği belirtilerek, avukatlık ücretinin de, asgari ücret tarifesi altında olmamak üzere (m.164/4 cümle 1) taraflarca kararlaştırılabileceği öngörülmüştür. Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, dava ehliyeti olan herkes, iddiasını kanıtlamak için davayı kendisi açıp takip edebilir.
Dava ehliyeti olan davalı da, avukat aracılığı olmadan kendisini savunabilir. Davacı veya davalının davayı vekil aracılığıyla takip etmeleri ise kendi iradelerine bağlıdır. Avukatların hukuksal bilgi ve tecrübelerinden yararlanma hak arama ve savunmada başvurulacak meşru yol ve vasıtaların başında gelir. Vekalet ücreti, savunma hakkının en önemli parçası olan hukuki danışmanlık görevinin, konunun uzmanı hukukçular tarafından yapılmasının doğal bir sonucudur.
Avukatların mesleklerini serbestçe ve herhangi bir kaygı olmadan yapabilmeleri için yaptıkları hizmetin karşılığı olan makul bir ücret almaları gerekir.
Avukatla yapılacak sözleşmede ücret kararlaştırılırken, dava sonunda karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin gözetilmesi engellenmediğinden, itiraz konusu kuralla hak arama özgürlüğünün kullanılmasının zorlaştırıldığından ya da itiraz konusu kuralın adalet anlayışına aykırı olduğundan söz edilemez."
denilerek Anayasa Mahkemesinden avukatın hak kaybına neden olacak hakkaniyete ve hukuka aykırı itiraz başvurusunun reddine karar verilmesi talep edildi.
Tüm Avukatlarımıza ve kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.

