
#KASTAMONU #SİNOP #BARTIN
Kastamonu, Sinop ve Bartın'da gerçekleşen sel nedeniyle can kayıplarındaki artışı endişeyle takip ediyoruz. Kastamonu'da 25, Sinop'ta ise iki kişi hayatını kaybetti. Bartın'da ise kayıp olan bir kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor. Sel nedeniyle evleri, iş yerleri yıkılan, evlerinde mahsur kalan yüzlerce kişi yardım bekliyor. Devlet yetkilileri öncelikle daha fazla can kaybının olmaması için acil önlemleri almalıdır.
Bu felaket doğal değil, insan eliyle gelen felakettir. Çünkü;
.Dereler işgal edilerek yerleşim bölgelerine dönüştürüldü.
•Dereler kaynağından denize döküldüğü yere kadar HES’lerle borulara alındı veya baraja dönüştürüldü, dere yataklarının önemli bir bölümü ise hafriyatla dolduruldu, daraltıldı.
• Sivil toplum, yöre halkı, akademisyenler yıllardır doğayı yok eden HES, baraj, maden projelerine karşı mücadele veriyor. Ancak bu projeler yaşamın döngüsünü yok sayarak uygulanmaya devam ediyor.
Doğanın hakları yok sayılıyor, doğa hoyratça yok ediliyor. Bunun sonucunda yaşadığımız iklim krizi, sel ve kuraklık gibi doğal olayların şiddetini ve sıklığını artırıyor. O halde yaşam alanımızı yok eden suçlu sel mi? Doğayı yok etmek, kendi yaşam alanlarımızı yok etmektir. Doğayı yaşat ki insan da yaşasın. Doğa haklarına saygı, insanı yaşatır.
Batı Karadeniz’de sel felaketi nedeniyle yaşamını yitiren vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, selden zarar gören vatandaşlarımızın yaralarının ülke olarak el birliği ile acilen sarılmasını temenni ediyoruz.
Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonu

