
T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/3935
K. 2015/5133
T. 9.3.2015
7201/m. 32
2004/m. 16
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
KARAR : Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında başlatılan cari hesap bakiyesine dayalı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlu 12.6.2014 tarihinde icra mahkemesine başvururusunda, borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 12.6.2014 olarak düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece tebligatın usulsüz olduğu ve borçluya yapılan kıymet takdir raporu tebligatının da usulsüz olması nedeniyle kıymet takdiri raporu tebliğ tarihinin de öğrenme tarihi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ödeme emrinin 12.6.2014'te tebliğ edilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması "şikayet" niteliğindedir. İİK'nun 16/1. maddesi gereğince de şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçluya ödeme emri tebligatı dışında kıymet takdiri raporunun da tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde kıymet takdir raporu tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince borçlunun ödeme emrinden en geç kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği 26.5.2014 tarihinde haberdar olduğu kabul edilmelidir.
O halde mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğinden haberdar olduğu 26.5.2014 tarihinden itibaren 7 günlük süreden çok sonra 12.6.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı usülsüz tebligat şikayetinin, IİK.nun 16/1.maddesi kapsamında 7 günlük hak düşürücü sürede yapılmaması nedeniyle reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/27652
K. 2015/1372
T. 21.1.2015
2004/m. 16, 168
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Asye Parlak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Borçlu, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takip üzerine icra mahkemesine başvurusunda, yetkili yerin Beykoz İcra Daireleri ve mahkemesi olduğunu, ayrıca takibe konu bonoların bedelinin ödenmesi sebebiyle borca itiraz ettiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulüyle ıttıla tarihinin 20.3.2014 olarak düzeltilmesine, yetkiye ve borca itirazın ise reddine karar verildiği görülmektedir.
Başvuru bu hali ile yetkiye ve borca itiraza dair olup, İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca bu itirazın 5 günlük sürede yapılması gerekmektedir.
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası "şikayet" niteliğinde olup, İİK.nun 16/1.maddesi gereğince 7 günlük süreye tabi olduğundan, ileri sürülmediği takdirde mahkemece resen nazara alınamaz.
Somut olayda, borçluya örnek 10 ödeme emrinin 12.3.2014 tarihinde tebliğ edildiği, başvurunun ise 25.3.2014 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Borçlunun icra mahkemesine sunduğu itiraz dilekçesinde, tebligatın usulsüzlüğüne yönelik bir şikayette bulunmadığı halde mahkemece bu hususun resen incelenerek tebliğ tarihinin düzeltildiği ve düzeltilen tebliğ tarihine göre yetkiye ve borca itirazların esastan incelenerek reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, şikayetçi tarafından tebligat usulsüzlüğünün ileri sürülmediği, bu durumda ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe göre itirazların İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca 5 günlük sürede yapılmadığı gözetilerek istemin süre aşımı sebebiyle reddi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olup, kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

