Mersin BarosuMersin Bar Association

YARGITAY KARARLARI

kooeparatif hukuku; ihraç kararının ve genel kurul kararının iptali

kooeparatif hukuku; ihraç kararının ve genel kurul kararının iptali

T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/1631

K. 2013/4092

T. 14.6.2013

• KOOPERATİF GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİ ( Davacıların Ortaklıklarının Devam Ettiği Süreçte Yapılan Genel Kurul Toplantısına Katılmamış Olmaları Karşısında Genel Kurulun Hukuken Yok Hükmünde Olduğunun Kabulü Gerektiği - Tüm Genel Kurul Kararlarının Yok Hükmünde Olduğu )

• KOOPERATİF GENEL KURUL TOPLANTISININ GÜNÜNDE YAPILMAMASI ( Tüm Ortakların Hazır Bulunması ve Bir İtiraz Olmaması Halinde Çağrı Hakkındaki Merasime Riayet Edilmeksizin de Toplanabileceği - Davacıların Ortaklıklarının Devam Ettiği Süreçteki Genel Kurul Toplantısına Katılmadığı/Genel Kurulun Hukuken Yok Hükmünde Olduğu )

• GENEL KURUL ÇAĞRI MERASİMİ ( Tek Bir Payın Sahibi Veya Temsilcisi Hazır Bulunmaz veya Katılıp Toplantı Şekline İtiraz Ederse Ortada Bir Genel Kurulun Varlığından Söz Edilemeyeceği - Davacılar Ortaklıklarının Devam Ettiği Süreçte Yapılan Genel Kurul Toplantısına Katılmadığından Genel Kurulun Hukuken Yok Hükmünde Olduğu )

• KOOPERATİF ÜYELİĞİNDEN İHRAÇ ( Davacılar Ortaklıkları Devam Ederken Gününde Yapılmayan Genel Kurul Toplantısına Katılmadığından Genel Kurulun Hukuken Yok Hükmünde Olduğu - Tüm Genel Kurul Kararlarının Yok Hükmünde Olduğunun Kabulü Gerektiği/Sadece İhraca Dair Maddenin İptaline Karar Verilmesinin Doğru Görülmediği )

• GENEL KURULUN YOK HÜKMÜNDE OLMASI ( Kooperatif Genel Kurul Kararlarının İptali - Davacılar Ortaklıkları Devam Ederken Gününde Yapılmayan Genel Kurul Toplantısına Katılmadığından Genel Kurulun Hukuken Yok Hükmünde Olduğunun Gözetilmesi Gerektiği )

1163/m.16/son,98

6762/m.370

ÖZET : Asıl ve birleşen davalarda istem, davacılar hakkında alınan ihraca dair yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Genel kurul toplantısının gününde yapılmamış olması karşısında 1163 Sayılı Kanunun 98. maddesi yollamasıyla somut olaya olay tarihinde yürürlükte bulunan T.T.K.nın 370. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan madde hükmü uyarınca, tüm ortakların hazır bulunması ve bir itirazda olmaması halinde genel kurul çağrı hakkındaki merasime riayet edilmeksizin de toplanabilir. Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün ortakların hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir. Tek bir payın sahibi veya temsilcisi hazır bulunmaz veya katılıp toplantı şekline itiraz ederse bu defa ortada bir genel kurulun varlığından sözedilemez. Toplantıya katılmayan veya itirazı olan pay sahibinin genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup, olmaması da sonucu değiştirmez. Somut olayda davacıların ortaklıklarının devam ettiği süreçte yapılan genel kurul toplantısına katılmamış olmaları karşısında anılan yasa hükmü uyarınca genel kurulun hukuken yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir. Davacılar tüm genel kurul kararlarının iptalini istemiş olup mahkemece tüm genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken sadece ihraca dair maddenin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve genel kurul kararının iptali davalarının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmalı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince duruşmasız temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde asıl ve birleşen davada davalı vekili ile asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve davacılardan A. K. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacılar vekili, asıl dava dilekçesinde müvekkilleri hakkında davalı kooperatif yönetim kurulunca alınan 19.12.2004 tarihli ihraç kararının, gönderilen ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının çok yüksek yazılması ve sebebinin belirtilmemesi sebebiyle iptaline, birleşen dava dilekçesinde ise, müvekkilleri hakkında alınan ihraç kararları kesinleşmediği halde 20.3.2005 tarihli genel kurul toplantısına davacıların çağrılmadığını, anılan genel kurulda müvekkillerinin kooperatif üyeliğinden ihracına, yeni üye alınmasına, kooperatifin bazı bölümlerinin iş karşılığı satılmasına dair kararlar alındığını ileri sürerek, anılan genel kurulun ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacılara keşide edilen ihtarnamelerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların edimlerini yerine getirmediklerini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davalı kooperatifçe davacılardan M. ve D.'a keşide edilen ihtarnamelerin Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddeleriyle anasözleşmenin 14. maddesine uygun olduğu, diğer davacılara keşide edilen ihtarların ise şekil şartlarına uygun olmadığı, davacıların ihraç kararlarının genel kurulda görüşülerek onaylandığı, birleşen davada ise, genel kurulun iptalinin istendiği, toplantı çağrısında 20.3.2005 tarihinde yapılacağı belirtilen toplantının 19.3.2005 tarihinde yapılması sebebiyle alınan kararların geçersiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle davacıların ihracına dair yönetim kurulu kararlarının iptaline, birleşen davanın kabulüyle davacıların ihracına dair genel kurulun 5. maddesinin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, tarafların vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1- ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalardaki davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- ) Davacılar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; asıl ve birleşen davalarda istem, davacılar hakkında alınan ihraca dair yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/Son maddesinde. 6.10.1988 tarihli ve 3476 Sayılı Kanunla yapılan değişikliğe ve anasözleşmenin 14/Son maddesi hükmüne göre, ihraç kararının kesinleşmesine kadar, ortağın hak ve yükümlülükleri devam eder. Somut olayda davacılar hakkında alınan ihraca dair yönetim kurulu kararından sonra açılan asıl davanın yargılaması esnasında davacılar hakkında alınan ihraç kararları genel kurulda onaylanarak genel kurul kararı haline gelmiştir.

İhraç kararlarının onandığı genel kurul toplantısının belirlenen gündem maddeleriyle 20.3.2005 tarihinde yapılacağı ilan edilmiştir. Ancak toplantının ilan edildiği günde mi yoksa 19.3.2005 tarihinde mi yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Gerçekten de dosyadaki bazı belgelerde, toplantının 19.3.2005 tarihinde yapıldığı yazılı iken bir kısım belgelerde de anılan tarihin değiştirilerek 20.3.2005 tarihinin yazıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, toplantının yapıldığı tarih bozma ilamı doğrultusunda araştırılmış ise de, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürlüğünce görevlendirilen temsilcilerin hangi gün için görevlendirildiği belirlenememiştir. Tanık olarak dinlenen bakanlık temsilcileri, toplantının 20.3.2005 tarihinde yapılmasına rağmen sehven 19.3.2005 tarihinin yazıldığını, durumun fark edilmesi üzerine tarihin düzeltilerek paraflandığını bildirmişlerdir. Oysa, dosyadaki, Antalya 10. Noterliğinin 9114 yevmiye numarasıyla onaylı genel kurul toplantı tutanağının bir suretinde toplantı tarihi 19.3.2005 olarak yazılı iken, aynı belgenin başka suretinde ise noterce onaylanan belge üzerinde düzeltme yapılarak 20.3.2005 tarihinin yazılmıştır. Yine dosyaya ibraz edilen bir çok yönetim kurulu kararında, genel kurulun 19.3.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş iken, bu tarihlerin sonradan düzeltilerek toplantının 20.3.2005 tarihinde yapıldığının yazıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, toplantının ilan edildiği günde yapıldığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mahkemece de toplantının gününde yapılmadığı isabetli şekilde belirlenmiştir. Toplantının 19.3.2005 tarihinde yapılmış olması karşısında 1163 Sayılı Kanunun 98. maddesi yollamasıyla somut olaya olay tarihinde yürürlükte bulunan T.T.K.nın 370. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan madde hükmü uyarınca, tüm ortakların hazır bulunması ve bir itirazda olmaması halinde genel kurul çağrı hakkındaki merasime riayet edilmeksizin de toplanabilir. Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün ortakların hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir. Tek bir payın sahibi veya temsilcisi hazır bulunmaz veya katılıp toplantı şekline itiraz ederse bu defa ortada bir genel kurulun varlığından sözedilemez. Toplantıya katılmayan veya itirazı olan pay sahibinin genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup, olmaması da sonucu değiştirmez. Somut olayda davacıların ortaklıklarının devam ettiği süreçte yapılan genel kurul toplantısına katılmamış olmaları karşısında anılan yasa hükmü uyarınca genel kurulun hukuken yok hükmünde olduğunun kabulÜ gerekir. Davacılar tüm genel kurul kararlarının iptalini istemiş olup mahkemece tüm genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken sadece ihraca dair 5. maddenin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir olunan 990,00 TL duruma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davada davacılara ödenmesine, fazla yatırılan onama harcının asıl ve birleşen davada davalı kooperatife iadesine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Ek Dosyalar