Mersin BarosuMersin Bar Association

YARGITAY KARARLARI

FOTOKOPİDEN İBARET BELGENİN İĞFAL KABİLİYETİ BULUNMAMASI

FOTOKOPİDEN İBARET BELGENİN İĞFAL KABİLİYETİ BULUNMAMASI

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2015/8845

K. 2015/31331

T. 26.11.2015

• BAŞKASINA AİT SÜRÜCÜ BELGESİNE FOTOĞRAF YAPIŞTIRILARAK KULLANILMASI ( Sürücü Belgesinin Ele Geçmediği ve Adli Emanette Belgenin Fotokopisinin Bulunduğu - Fotokopi Belgenin İğfal Kabiliyetinin Bulunmayacağı/Belgede Nesnel Olarak Aldatıcılık Yeteneğinin Bulunması ve Aldatma Keyfiyetinin Belgeden Objektif Olarak Anlaşılması Gerektiğinden Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Unsurlarının Oluşmayacağı )

• RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK ( Başkasına Ait Sürücü Belgesine Fotoğrafını Yapıştırarak Kullanma - Sürücü Belgesinin Ele Geçmediği ve Adli Emanette Belgenin Fotokopisinin Bulunduğu - Fotokopi Belgenin İğfal Kabiliyetinin Bulunmayacağı/Belgede Nesnel Olarak Aldatıcılık Yeteneğinin Bulunması ve Aldatma Keyfiyetinin Belgeden Objektif Olarak Anlaşılması Gerektiğinden Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Unsurlarının Oluşmadığının Gözetileceği )

• FOTOKOPİDEN İBARET BELGENİN İĞFAL KABİLİYETİ BULUNMAMASI ( Başkasına Ait Sürücü Belgesine Fotoğrafını Yapıştırarak Kullanmak Eylemi Nedeniyle Resmi Belgede Sahtecilik Suçu - Fotokopi Belgenin İğfal Kabiliyetinin Bulunmayacağı/Belgede Nesnel Olarak Aldatıcılık Yeteneğinin Bulunması ve Aldatma Keyfiyetinin Belgeden Objektif Olarak Anlaşılması Gerektiğinden Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Unsurlarının Oluşmayacağı )

5237/m. 62, 204

ÖZET : Sanık hakkında, başkasına ait sürücü belgesine fotoğrafını yapıştırarak kullanmak eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.

Sürücü belgesinin ele geçmediğinin açıkça anlaşılmakta olup, adli emanette belgenin fotokopisinin bulunmaktadır. Fotokopiden ibaret belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmayacağı gibi, belgede nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle, “resmi belgede sahtecilik" suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmelidir.

DAVA : Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.09.2015 gün ve 2015-18680/59833 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.10.2015 gün ve 2015/320633 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;

Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık M. D.'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanunun 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarihli ve 2010/609 esas, 2011/349 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca tekerrür konusunda tereddüt oluştuğundan bahisle karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkında verilen hapis cezasının 2. kez mükerirlere özgü olarak infaz edilmesine dair anılan Mahkemenin 20/05/2015 tarihli ve 2010/609 esas sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;

Sanık hakkında, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarihli ve 2010/609 esas, 2011/349 sayılı ilamında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması koşulları gerçekleşmesine rağmen mahkemesince bu konuda herhangi bir karar verilmediği, bu durumun ise Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12/03/2013 tarihli ve 2012/18507 esas, 2013/4438 sayılı, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 11/02/2013 tarihli ve 2011/26646 esas, 2013/2467 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, bu nedenle hükümlü hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : İncelenen dosya içeriğine göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2010 tarih, 2010/8637 esas sayılı iddianamesiyle sanık M. D. hakkında, M. U.'a ait sürücü belgesine fotoğrafını yapıştırarak kullanmak eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, dosya kapsamından sürücü belgesinin ele geçmediğinin açıkça anlaşıldığı, adli emanetin 2010/1833 sırasında da belgenin fotokopisinin bulunduğu, fotokopiden ibaret belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmayacağı gibi, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgede nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle, “resmi belgede sahtecilik" suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.05.2011 tarih, 2010/609 esas, 2011/349 sayılı kararıyla sanık hakkında mahkumiyet hükmü verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmekle,

SONUÇ : Belirtilen bu konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

21. Ceza Dairesi         2015/1124 E.  ,  2015/1792 K.

  • RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
  • SU ABONELİĞİ İÇİN ONAYSIZ TAPU SENEDİ FOTOKOPİSİ SUNMAK
  • HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAYA ELVERİŞLİ OLMAYAN VE ALDATICILIK NİTELİĞİ BULUNMAYAN BELGE İLE RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNUN İŞLENEMEMESİ


"İçtihat Metni"

Sanığın, ilgili kuruma su aboneliği için tapu senedi fotokopisini sunmaktan ibaret eyleminde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün 232-250 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın sunduğu belgenin onaysız olması nedeniyle suret belge özelliğini taşımadığı, hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yeteneğinin de bulunmadığı gözetilerek yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

21. Ceza Dairesi         2015/3927 E.  ,  2015/5339 K.

  • İHMALİ SURETTE GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
  • RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
  • FOTOKOPİ BELGENİN ALDATICILIK NİTELİĞİ BULUNMADIĞI
  • HAK YOKSUNLUĞU
  • AVUKAT SANIK
  • TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53
  • TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 257


"İçtihat Metni"

1- Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) ......Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada katılanı davacı vekili sıfatı ile temsil ettiği, 16/04/2009 tarihli duruşmada mahkeme tarafından 20 günlük kesin süre verildiği halde süresinde cevaba cevap dilekçesi ve delil listesi sunmayarak katılanın mağduriyetine sebep olduğu olayda; sanığın eyleminin TCK'nun 257/2. maddesi uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/1. maddesi ile hüküm kurulması,
b) Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-e maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
c) Kararın bir suretinin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve ...... Barosuna gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
......Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın katılan ..... vekili sıfatıyla Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esasına kayden açtığı kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı davasının 16.04.2009 tarihli oturumunda mahkeme tarafından delil listesi vermek üzere 20 günlük kesin süre verilmesine rağmen sözü edilen listeyi mahkemeye süresinde sunmayarak 17.12.2009 tarihli oturumda suça konu delil listesini içeren dilekçeyi Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi kanalı ile gönderdiğine dair sahte kaşe ve havale imzası ile hazırladığı dilekçeyi mahkemeye ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.12.2009 tarihli oturumunda sunduğu belgenin fotokopiden ibaret olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sunulan suça konu belge fotokopi olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı gözetilmeden sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

2. Ceza Dairesi         2015/16860 E.  ,  2015/21522 K.

  • RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
  • EHLİYET FOTOKOPİSİNİN SAHTE EHLİYET NİTELİĞİNDE OLMADIĞI
  • CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 308
  • YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN (6352) Madde 99

"İçtihat Metni"

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık F.. G.. hakkında hırsızlık, resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından kurulan İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/05/2013 tarih ve 2012/1816 E – 2013/494 K sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; Dairemizin 23/09/2014 gün, 2014/22424 E - 2014/21753 K sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden onama kararına yönelik, 21/10/2015 gün, 2015/334846 sayılı itirazı üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanmasına ilişkin, Dairemiz ilamının kaldırılarak, bu suç yönünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan İTİRAZININ KABULÜNE,
Dairemizin 23/09/2014 gün, 2014/22424 E - 2014/21753 K sayılı, temyize konu hükmün onanmasına ilişkin ilamının, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içinde mevcut "yakalama, üst arama ve teslim tutanağı" içeriğine göre sanığın karakolda yapılan üst aramasında kendisine ait B sınıfı ehliyet bulunduğu belirtilmiş ise de, tutanak altında imzası bulunan polis memurları R.. K.. ve H.. M..'ın 20/09/2012 tarihli oturumdaki beyanlarında olay tarihinde sanığın üzerinde ehliyet fotokopisi bulunduğunu belirttikleri, sanığın suç tarihinde sahte ehliyetin aslını kullandığına ilişkin bir delilin bulunmadığı, sanığın ehliyet belgesinin aslının yapılan araştırmasında bulunamadığı, kullanılan ehliyet fotokopisinin suret belge özelliği taşımadığı, hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı anlaşılmakla, sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

FOTOKOPİDEN İBARET BELGENİN İĞFAL KABİLİYETİ BULUNMAMASI | Mersin Barosu