
Mersin Barosu Başkanlığımız tarafından, 2026-2027 dönemi adli yıl açılışı nedeniyle resepsiyon düzenlendi.
Baro Başkanımız Av. Gazi Özdemir ve yönetim kurulumuzun ev sahipliğinde Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen resepsiyonumuza avukatlarımız, stajyer avukatlarımız, Mersin Milletvekilleri Sayın Gülcan Kış ve Sayın Mehmet Emin Ekmen, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sayın Av. Hamit Mert Avcı, Mersin 3. İdare Mahkemesi Başkanı Sayın Gökhan Karabulut, KKTC Mersin Başkonsolosu Sayın Ülkü Alemdar ve Konsolos Muavini Sayın Enver Taşan, Mezitli Belediyesi Başkan Vekili Sayın Av. Samir Mannah, MHP MYK Üyesi Sayın Av. Bünyamin Köken, Yeni Parti Mersin İl Başkanı Sayın Cengiz Gökçel, DEM Parti İl Eş Başkanları Sayın Eylem Sonuvar ile Sayın Adnan Şahin, MHP Mersin İl Başkan Vekili Sayın Av. Nebi Mehmet Kaplan, MHP Toroslar İlçe Başkanı Sayın Av. Osman Mete Yıldız ve Mersin SMMMO Başkanı Sayın Emin Levent Türkili katıldı.
Baro Başkanımız Av. Gazi Özdemir ve yönetim kurulu üyelerimiz, gecede canlı müzik eşliğinde eğlenen meslektaşlarımıza ve konuklarımıza eşlik etti. Baro Başkanımız Av. Gazi Özdemir, Gecede kyaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Kıymetli Meslektaşlarım ve Saygıdeğer Konuklarımız;
2026-2027 Adli yıl açılışı nedeniyle düzenlediğimiz resepsiyonumuza hoş geldiniz.
Kutsal ve onurlu mesleğimizin bu anlamlı gününde resepsiyonumuza teşrif ederek bizleri onurlandıran meslektaşlarımıza ve konuklarımıza, şahsım ve yönetim kurulu üyelerimiz adına teşekkür ediyor, saygılarımızı sunuyorum.
Bu vesileyle öncelikle çağdaş, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan savunmasında canlarını kaybeden şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Değerli Meslektaşlarım;
Hukuk ve adalet toplumun ortak güvencesidir. Hukuk devleti; bağımsız ve tarafsız bir yargı ile özgür, etkin ve güçlü bir savunma makamının varlığıyla mümkündür.
Ancak bugün, yargı bağımsızlığına yönelik ciddi sorunların yaşandığı ve savunma makamının çeşitli baskı ve müdahalelerle karşı karşıya bırakıldığı bir süreçten geçiyoruz. Yürütmenin yargı süreçleri üzerindeki etkisinin artması, yargı kararlarının uygulanmasında yaşanan sorunlar ve ölçüsüz tutuklama uygulamaları, yurttaşların hukuka ve adalete duyduğu güveni ciddi biçimde zedelemektedir.
Ayrıca yargının en temel sorunlarından biri olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması; özellikle Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde uzun süredir sonuçlanmayı bekleyen dosyalar, hak arama özgürlüğünün etkin kullanılmasını güçleştirmekte; geciken yargılamalar, yalnızca taraflar bakımından değil, toplumun adalete ve hukuk sistemine duyduğu güven bakımından da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin etkinliğini ve anlamını zedelemektedir.
Yeni adli yılda temel hedefimiz; yargının iş yükünü azaltacak yapısal çözümlerin hayata geçirilmesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması ve her şeyden önemlisi, vatandaşın adaletin zamanında ve eşit şekilde tecelli edeceğine olan güveninin yeniden güçlendirilmesi olmalıdır. Çünkü hukuk devletinin en güçlü teminatı, yalnızca adaletin varlığı değil, adaletin zamanında gerçekleşmesidir.
Değerli Meslektaşlarımız ve Konuklarımız;
Avukatların ekonomik ve mesleki güvencelerinin zayıflatılması, savunma makamının etkinliğini doğrudan etkilemekte; savunmanın güçsüzleşmesi ise adil yargılanma hakkının hayata geçirilmesini güçleştirmektedir.
Plansız ve ihtiyaç analizinden uzak biçimde artırılan hukuk fakülteleri ve kontenjanların, hukuk eğitiminin niteliği ve mesleğin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu her fırsatta dile getirmiş olmamız, bu konuda Türkiye Barolar Birliği ve barolarla iş birliği içerisinde gerekli kurumsal girişimler yapmamız ses getirmiştir. Devlet üniversiteleri ve vakıf üniversitelerindeki kontenjanların azaltılmasını ve hukuk fakültelerine girişte başarı sıralamasının yükseltilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz; ancak bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. Nitelikli hukuk eğitiminin sağlanmasına yönelik kalıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Avukata yönelik artan şiddetin son bulması,
Serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi,
Bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması,
Stajyer avukatlara destek sağlanması,
Kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi,
Zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi hayati önem taşımaktadır.
Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların ısrarlı taleplerini içeren bu düzenlemelerin yalnızca meslek için değil, toplumun adalete erişim hakkı için de kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz.
Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır. Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu bir yıl olmasını diliyoruz.
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. (Mustafa Kemal Atatürk). Saygılarımla.

