
Mersin Valiliği ve Mersin Barosu işbirliğinde, kamu avukatlarına ve serbest çalışan avukatlara yönelik, ‘İdarenin Taraf Olduğu Davalarda Son Mevzuat Değişiklikleri’ ve ‘Kamu Avukatlarının İdare İçerisindeki Yeri, Sorunları ve Çözümleri’ konularında seminer düzenlendi.
Mersin Barosu Başkan Yardımcısı Av. Gazi Özdemir, Genel Sekreter Av. Eren Mülayim, kamuda görev yapan avukatlar, serbest çalışan avukatlar ile stj. avukatların katılımı ile Mersin Barosu Gökdelen Hizmet Birimi’nde düzenlenen seminerde; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Cemil Kaya, Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Sezginer yapmış oldukları sunumlarda, ‘İdarenin Taraf Olduğu Davalarda Son Mevzuat Değişiklikleri’ ve ‘Kamu Avukatlarının İdare İçerisindeki Yeri, Sorunları ve Çözümleri’ konularında avukatları bilgilendirdi.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Mersin Barosu Başkan Yardımcısı Av. Gazi Özdemir, mesleki eğitime çok önem verdiklerini ve bu seminer ile hem kamuda görev yapan avukatların, hem de serbest çalışan avukatların son mevzuat değişiklikleri ve birçok konuda çok yönlü aydınlanacağını söyledi.
PROF. DR. MURAT SEZGİNER: “TÜRKİYE İDARE REJİMİNİ BENİMSEMİŞ BİR ÜLKEDİR”
Prof. Dr. Murat Sezginer, idareden kaynaklanan uyuşmazlıklar konusunda yapmış olduğu sunumda, “Türkiye, idare rejimini benimsemiş bir ülkedir. Yani, idari bir yargı düzenimiz var demektir. Bu birçok ülkede yok. Bizim ülkemiz, Kıta Avrupa Hukuk Sistemi içerisinde buna sahiptir. Dolayısıyla bu, birçok karmaşık hukuki meseleleri beraberinde getiriyor. İdarenin taraf olduğu uyuşmazlıklara baktığımızda, ilk olarak hangi yargı düzeninin görevli olduğu sorunuyla karşı karşıya kalıyoruz. İdari işlem niteliğinde kamu gücü kullanarak, üstün yetkiler kullanarak, bir hukuki ilişkiye girdiğinde biz bunu idari yargının görev alanındaki bir uyuşmazlık olarak nitelendiriyoruz. Bir özel hukuk ilişkisine girdiğinde de bu adli yargının görevli olduğu bir uyuşmazlık olarak nitelendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Murat Sezginer konuşmasında ayrıca, “İdare sözleşmesinin feshi, idare tarafından idari bir işlem gibi yapılır ama bir özel hukuk tasarrufudur. İdareler arasında da özel hukuk tartışmaları olur. İki idare arasında olan hukuki uyuşmazlık, adli yargıyı ilgilendiren bir anlaşmazlıktır. İdareler arasında özel hukuk uyuşmazlığı çıkmışsa, adli yargıdaki yargıcın hakem sıfatıyla bu uyuşmazlığı çözmesi isteniyor. İdare ile özel hukuk tüzel kişisi arasında özel hukuk ihtilafı çıkarsa, bunu yine adli yargı düzeni çözecek. İdareler arasında idari uyuşmazlık olduğunda, bir idare diğer idarenin işlemine karşı, idari yargıda iptal davası açabilir. Bakanlıkların tüzel kişiliği yoktur. İki ayrı bakanlık arasında çıkan ihtilaf ise idari olarak Bakanlar Kurulu’nda çözülür. İdareler arasında taşınmazların alımına ilişkin ihtilafı ise, Danıştay İdari Dairesi çözer” diye konuştu.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Cemil Kaya ise sunumunda, idarenin taraf olduğu davalarda son mevzuat değişiklikleri, idare davalarda taraf ehliyeti, idari uyuşmazlıklara ilişkin idarenin davacı ve davalı olduğu hususlara ilişkin bilgiler verdi.
659 Sayılı hukuk hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin KHK ve bazı idari yargı müesseseleri konusunda katılımcıları aydınlatan Prof. Dr. Cemil Kaya, “02.11.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 659 sayılı KHK, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik, usul ve esasların belirlenmesi amacı taşımaktadır” dedi.
KHK ile hukuk birimlerine; muhakemat hizmetleri ve hukuki danışmanlık hizmeti görevleri verildiğinin bilgisini veren Prof. Dr. Cemil Kaya, “İdarenin taraf olduğu adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda idareyi temsil eder, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip eder. İdarece hizmet satın alma yoluyla temsil ettirilecek dava ve icra takipleri ve tahkim ile ilgili işlemleri koordine eder, izler ve denetler.
Hukuk birimleri hukuk danışmanlığı kapsamında; Hukuk birimleri hukuk danışmanlığı kapsamında; İdare hizmetleriyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan mevzuat taslaklarını, idare birimleri tarafından hazırlanan mevzuat taslakları ile düzenlenecek her türlü sözleşme ve şartname taslaklarını, idare ile üçüncü kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin işleri ve idare birimlerince sorulacak diğer işleri inceleyip hukuki mütalaasını bildirir. Anlaşmazlıkları önleyici hukuki tedbirleri zamanında alır, uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözümü konusunda mütalaa verir. İdarenin amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plan ve programa uygun çalışmalarını temin etmek amacıyla gerekli hukuki teklifleri hazırlar” diye konuştu.
Seminerin sonunda katılımcı avukatlara, Mersin Valiliği ve Mersin Barosu imzalı sertifika verilmiş olup, Mersin Barosu Başkan Yardımcısı Av. Gazi Özdemir, avukatları bilgilendiren Prof. Dr. Cemil Kaya ve Prof. Dr. Murat Sezginer’e teşekkür ederek plaket takdim etti.

