Mersin BarosuMersin Bar Association

YARGITAY KARARLARI

Apartman-site yöneticisinin aidatlarını uhdesinde tutması

Apartman-site yöneticisinin aidatlarını uhdesinde tutması

23. Ceza Dairesi  

 2015/4750 E.  ,  2016/464 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 43/1-2, 62/1-2, 52/1-2, 61/8, 52/4, 51/1-3, 53/1-2. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 4 ay 20 gün denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin sanığın apartman yöneticisi olarak görev yaptığı 12/05/2006-19/10/2008 tarihleri arası olması gerekirken gerekçeli karar başlığında suç tarihinin şikayet tarihi olan 19/10/2008 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
12/05/2006-19/10/2008 tarihleri arasında katılanların ikamet ettikleri apartmanda yöneticilik yapan sanığın, bu süre zarfında değişik zaman dilimlerinde kat sakinlerinden tahsil etmiş olduğu paradan 2.758,16 TL’yi apartman giderleri için harcamayıp kendi uhdesinde tutmak suretiyle üzerine atılı “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanık savunmasına, katılanların beyanlarına, bilirkişi raporlarına, kat malikleri kurul toplantısı kararları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine yönelik kabulde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1,2,3. fıkralarında düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise bu hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına '' cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

T.C.
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2013/27009
KARAR NO:2016/2259
KARAR TARİHİ:01/03/2016


>APARTMAN YÖNETİCİSİ TOPLADIĞI PARALARIN BİR KISMINI UHDESİNE GEÇİRMESİ.



Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Apartman eski yöneticisi olan sanığın, yönetim giderleri için toplanan paranın bir kısmını uhdesine geçirdiği şeklinde gerçekleşen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “365 gün”, ''304 gün'' ve “6080 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ''4 gün" ve “80 TL” adli para cezası ve ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.