10 Ekim 2015 tarihinde Türkiye’nin farklı şehirlerinden Ankara’ya, ‘Barış ve Demokrasi Mitingi’ için gelen ve en küçüğü 8 yaşında olan 109 kişinin katledildiği, 580 kişinin de yaralandığı terör eylemini beşinci yılında bir kez daha lanetliyorum.

Ankara Garı katliamı, toplumuzdaki barış ve demokrasi değerlerini hedef alan bir insanlık suçudur. Acımızı ve öfkemizi büyüten en büyük nedenlerden birisi de, devletin katliamı engellemek için gerekli önlemleri almaması ve yargı sürecidir. Katliamın mağdurları hala adaletin yerini bulacağı günü bekliyor. Toplanma özgürlüğü, yasalarla verilen bir haktır ve demokrasinin temelini oluşturur. Devlet vatandaşların bu hakkını ve yaşam hakkını korumakla yükümlüdür. Devlet vatandaşın bu hakkını koruyamadığı gibi;  insanlığa, demokrasiye, barışa, birlik ve beraberliğimize yapılan saldırıları cezasız bırakarak suç işlemektedir. İşin en can yakan kısmı ise hala etkin bir soruştura, yargılama yapılamaması ve ihmali olanların, göz yumanların cezasız bırakılması, yargılanmamasıdır. Her gün yeni bir insanlık suçuna uyanmamak için etkin bir soruşturma ve yargılama yapılmalıdır.

Bütün vahşete, şiddete, katliamlara rağmen; eşit, özgür, demokratik bir ülkede bir arada yaşamı ve barışı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. 10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nde IŞİD’in düzenlediği bombalı saldırıda hayatını kaybeden yurttaşlarımızı rahmetle ve minnetle anıyorum.

Av. Bilgin YEŞİLBOĞAZ

Mersin Barosu Başkanı