Mersin Barosu yönetim kurulu üyeleri basın açıklaması ve oturma eylemi yaparak, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz’ın da aralarında bulunduğu 60 baro başkanının Ankara girişinde polis ablukasına alınmasını ve iki gün boyunca fiili gözaltına alınarak müdahalede bulunulmasını kınadı. Mersin Barosu avukatları yaptığı oturma eyleminin sonunda, baro başkanlarının Ankara yürüyüşüne izin verilmesini alkışlarla, sloganlarla kutladı. Mersin Barosu Genel Sekreteri Adnan Günbay açıklamasında, “Yapılanların hiçbir şekilde izahı, özrü, açıklaması yoktur. Baro Başkanlarının saldırıya uğraması ve kendilerine fiili gözaltı yapılması,  bu ülkede hiçbir vatandaşın hukuk güvenliğinin olmadığının da ispatıdır” dedi.

“SADECE BARO İÇİN DEĞİL, 83 MİLYON VATANDAŞIN HAKLARI İÇİN YÜRÜDÜLER”

Mersin Adliyesi bahçesinde gerçekleşen basın açıklamasına ve oturma eylemine Mersin Barosu avukatları, oda ve sivil toplum örgütleri temsilcileri de katılarak destek verdi. Burada açıklama yapan Mersin Barosu Genel Sekreteri Adnan Günbay şöyle konuştu: “Malumunuz olduğu üzere, Yaklaşık 60 baro başkanı ile birlikte Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz’ın da katıldığı “Savunma Yürüyor” başlıklı baro başkanları yürüyüşü,   Ankara girişinde kolluk kuvvetlerince engellenmiş, bazı baro başkanları tartaklanmış ve darp edilmiştir. Bunun üzerine şehre girişleri engellenen baro başkanları oturma eylemi başlatmıştır.  Kolluk kuvvetlerince etrafları bir oda büyüklüğündeki alanda bariyerlerle çevrilmek suretiyle fiilen gözaltına alınan baro başkanlarına 24 saati aşkın süredir işkence sayılabilecek kötü muameleler yapılmaktadır. Eylemin ilk saatlerinde güneşin altında bekletilen Baro Başkanlarına Belediye tarafından gönderilen tentelere kolluk kuvvetleri el koymuştur. Baro Başkanlarımızın en temel ihtiyaçları olan yemek ve suyun ulaştırılmasına bile akla ve mantığa aykırı bir anlayışla engel olunmuş, Başkanlarımızın tuvalet ihtiyacı için bile alan dışına çıkmasına halen dahi izin verilmemektedir.  Dün öğleden sonra başlayan şiddetli yağmur sonrası Belediye tarafından getirilen çadır da alana alınmamış, Başkanlarımız yağmur altında gayrı insani bir şekilde oturacakları bir sandalye bile olmadan bekletilmektedir. Gece boyunca, yağmurdan ıslanan ve kuruması mümkün olmayan kıyafetlerle alanda bekletilen başkanlarımıza getirilen battaniye ve giyeceklerin de yine aynı faşizan uygulamalarla başkanlarımıza ulaştırılmasına engel olunmuştur.  Alana yakın yerde şantiyede çalışan inşaat işçileri Başkanlarımıza karşı kışkırtılarak provokasyonlar yapılmıştır.

“YAPILANLARIN HİÇBİR ŞEKİLDE İZAHI, ÖZRÜ, AÇIKLAMASI YOKTUR”

Ankara’ya doğru yürüyüş yapan Baro Başkanları savunmanın, Avukatların temsilcileridir, hepsi de bulundukları illerde seçimle göreve gelmişlerdir. Başkanlarımız,  sadece birkaç Baro için değil,  80 Baro için değil, 130 Bin avukatın ve 83 Milyon vatandaşın hakları için yürümektedir.  Anayasa ve kanunlarla tanınmış toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkının kolluk kuvvetlerince engellenmesini ve Baro Başkanlarına karşı kaba kuvvet kullanılmasını, dünden bu yana artarak kendilerine fiziki ve psikolojik işkence uygulanmasını, kendilerine fiili gözaltı uygulanmasını,  savunma hakkının engellenmesini en gür sesimizle, en yüksek perdeden kınıyoruz. Yapılanların hiçbir şekilde izahı, özrü, açıklaması yoktur.

“POLİS DEVLETİNİN CANLI ÖRNEĞİ”

Bugün Ankara’da savunmanın temsilcilerine karşı yapılan hukuksuz ve suç içeren müdahale son yıllarda hukukun üstünlüğü ilkesinin çiğnenmesi, yürütmenin yargıya karşı müdahalesi, vatandaşın ve avukatların hukuk güvenliğinin kalmaması, devletin giderek polis devleti haline dönüşmesinin en canlı örneğidir. Baro Başkanlarının saldırıya uğraması ve kendilerine fiili gözaltı yapılması,  bu ülkede hiçbir vatandaşın hukuk güvenliğinin olmadığının da ispatıdır.

Kutsal savunma hakkının tesis edildiği, Anayasal ve Evrensel Hukuk Prensiplerinin egemen kılındığı, Anayasal protesto hakkına müdahale edilmediği, hukukun üstünlüğünün yeniden sağlandığı günleri görene kadar Biz Mersin Barosu Avukatları, diğer illerdeki meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde bulunarak, çıkılan bu yolda sonuna kadar azim ve kararlılıkla mücadele edeceğiz. Şimdilik yapılan bu faşizan ve ancak kabile devletlerinde görülebilecek insanlık dışı muameleyi kabul etmediğimizi beyanla, hukukun üstünlüğü sağlanıp, yürütmenin yargı üzerindeki tahakkümü sona erdirilene kadar, demokratik ve anayasal haklarımızı kullanacağımızı siz sayın meslektaşlarımıza, dayanışma için buraya gelen vatandaşlarımıza, basına ve kamuoyuna ilan ediyoruz.”

Basın açıklamasının ardından Mersin Barosu yönetimi ve avukatlar 15 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirerek, sloganlar eşliğinde baro başkanlarına yapılan polis müdahalesini kınadılar ve baro başkanlarının yürüyüşüne izin verilmesini kutladılar.