GENEL SEKRETERİMİZ AV. ADNAN GÜNBAY:

“SAVUNMA SAVUNMASIZ DEĞİLDİR”

“SAVUNMAYA DOKUNMA !”

Mersin Barosu Genel Sekreterimiz Av. Adnan Günbay, avukatlara yapılan haksız tutuklamaları ve tüm hukuksuzları protesto etmek amacıyla Türkiye’deki baroların öncülüğünde avukatlar tarafından başlatılan ve İzmir Adliyesi önünde gerçekleşen adalet nöbetine katıldı.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda 85 hafta süren Adalet Nöbeti, baroların çağrısıyla her ay bir ilde yapılmasına karar verilerek, Bursa’dan sonra, 14.09.2019 tarihinde İzmir Adliyesi önünde yapıldı. İzmir Barosu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen adalet nöbetinde avukatlar, ‘Savunma savunmasız değildir, savunmaya dokunma, herkes için adalet’ yazılı  pankart açarak, tek tek basın açıklaması yaptı.

Hak arama özgürlüğünün sesi olan biz adalet savaşçısı avukatları sindirmek, susturmak için asılsız iddialarla tutuklandığımız bir dönemden geçiyoruz. Ama korkuya asla teslim olmayacağız ! Savunma savunmasız değildir!

Mersin Barosu Genel Sekreterimiz Av. Adnan Günbay yaptığı açıklamada, “Adaletin bekçisi olan avukatlar, maalesef her gün bir soruşturma tehdidi altında mesleğini yapmaktadır. Türkiye’nin dört bir yanından meslektaşlarımızla birlikte, yaklaşık iki yıldır sürdürdüğümüz adalet nöbetimiz ile hak arama özgürlüğünün sesi olan avukatların sesinin kısılamayacağını bir kez daha haykırmak için, hukuksuzca tutuklu olan meslektaşlarımızın özgürlüğü için İzmir Adliyesi önündeyiz. Demokrasi, adalet, özgürlük ve barış mücadelemiz yılmadan devam edecektir. Çünkü bu mücadelemiz, bizleri daha da güçlendirmektedir. Adalet nöbetimiz, haksızlığa uğrayan herkese umut ışığı olmaktadır.

“HUKUKSUZLUK HİÇ BUGÜNKÜ KADAR PERVASIZCA YAŞANMADI”

Adaletsizlik, hukuksuzluk ve keyfilik ülkemizde hiç bugünkü kadar pervasızca yaşanmamıştır. Adaletin ve hukukun ayaklar altına alındığı, siyasal iktidarın emriyle uygulanan hukuk sistemimizde, adil yargılamadan söz etmek mümkün değildir.  Adaletin yokluğu, toplumumuzu ve ülkemizi her geçen gün daha da karanlığa sürüklemektedir. Adalet karakterimiz ve inancımız olmalıdır. Çünkü adalet hayatımızın her alanında lazım. Meslektaşlarımız maalesef her gün bir soruşturma tehdidi altında mesleğini yapmakta, müvekkilini savundukları için çeşitli asılsız iddialarla tutuklanmaktadır. Hatta meslektaşlarımız, mahkemece serbest bırakılıp, gerekçesiz yeniden tutuklanmaktadır. Otoriter rejimin özgürlükler üzerinde baskısını her geçen gün artırarak hissettirdiği ülkemizde, savunma hakkının sınırları her geçen gün daha da daraltılmaktadır. OHAL ile birlikte, avukatlarımızın maruz kaldığı hak ihlalleri her geçen gün daha da artmıştır. Hak ihlaline uğrayan meslektaşlarımızın hala sürdürdüğü açlık grevi, ülkemizdeki adaletsizliğin en çarpıcı fotoğrafıdır.

“YARGIÇLAR SİYASİ OTORİTENİN KÂTİBİ OLMAMALI”

Ülkemizde yargıçlar, siyasi otoritenin kâtibi olmak yerine,  bağımsız ve tarafsız olmak zorundalar. Aksi takdirde, ülkemiz gittikçe dibe çökecektir. Avukatların yasal hakları ve itibarı korunmamakta, yargının kurucu unsur olduğu kabullenilmemektedir. Avukatlara koridorlarda, mahkemelere gidişte, adliye içinde kimlik kontrolü yapılması ve başlatılan güvenli alan uygulaması, avukatı yargının dışında gören bir yaklaşımdır. Savunma mesleğini sindirme, korkutma, susturma çabaları, sözlü ve fiili saldırılar tahammül edilemez boyuta gelmiştir. Avukatlar, işlerini yapamayacak duruma getirilmektedir.

Atatürk ilkelerine, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletine bağlı, bağımsız avukatlar olarak,  adliye koridorlarında savunmanın sorunları bitene kadar susmayacağız. Adalet nöbetimiz; adaletsizlik, hukuksuzluk ve keyfilik sona erene kadar, hukuksuzca yargılanan meslektaşlarımızın tutukluluk hallerine son verileceği güne kadar,  avukatlığın hak ettiği saygınlığa kavuşacağı, adil yargılanmanın, demokrasinin yeniden sağlanacağı güne kadar devam edecektir” ifadesini kullandı