Her zaman hukuk, herkese adalet.

Adalet, sadece başın sıkıştığında hatırlayacağın bir şey değildir, olamaz.

Adalet, sadece senden olan, sana benzeyenlerin başına kötü bir şey geldiğinde arayacağın şey değildir.

Herkes, kendisine adalet lazım olmadan, adaleti korumak, değerini anlamak ve gerçek adaleti savunmak zorundadır. 

Adalet ancak, seni korkusuzca savunanlar varsa vardır. Hukuki bilgisi ile sana destek olan, yol gösteren, öneri getiren bir yol göstericin varsa adalete ulaşma için bir “imkân” var demektir. O imkân savunma ve avukattır.

Savunmanın güçlü olabilmesi için;

Özgür,

Kurumsal,

Özerk,

Bağımsız olması şarttır.

Savunmayı ve doğal olarak avukatı güçlü yapan, avukat ve avukat örgütleri olan barolardır.  Yüzyılların hukuk birikimi ile ortaya çıkmış olan barolar, mesleki etik, disiplin ve kurumsal yapıları ile önce avukatı ve savunmayı dolayısıyla da bireyi güçlü kılan yapılardır.

Savunmayı temsil eden avukatlar, bağımsız ve özgür çalışma koşulları ile topluma ve kendisine fayda sağlayabilir. Avukat, ancak arkasında güçlü bir baro olduğunda özgür, bağımsız ve güçlü olur.

Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü,

İnsan hakları,

Toplumsal barış, 

Tarafsız ve bağımsız yargı, ancak ‘Özgür Savunma ve Güçlü Baro’ ile mümkündür.

Barolar kendi özgür iradeleri ve kurumsal kimlikleri ile haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk, yoksulluk, şiddet ve ayrımcılık ile mücadele ederler. Bunun için güçlü baro; güçlü birey, yurttaş ve vatandaş demektir. 

Barolar, sesi olmayanın sesi, kimsesizlerin kimsesi, karanlıkta kalmışların ışığıdır. 

Duyun sesimizi.

Sıcağı, yağmuru, salgını, yorgunluğu hiçe sayıp sizin için yürüyoruz.

Cezaevinde, duruşma salonunda, yolda, sokakta, evinde, işyerinde “Avukatımı istiyorum” dediğinde,  yardımına gelebilecek, özgür, bağımsız ve güçlü avukatlar için; “Hakkını arayan, savunan yurttaş istiyorum”,  “Adalet için birlikte yürüyelim” diyen avukatların sesini duyun.

 

Sorun, gerçekten bu yürüyüş avukatların, yargının sorunlarını çözmek için midir? Yoksa başka bir şey için midir?” diye sorabilen ve kendi meslektaşlarını ötekileştiren ve hedef haline getirenlere karşı,

Sayısı 5 bin avukatı aşan barolarda çoklu baro kurulsun “sadece fikir olarak öne atıldı.” Teklif yok bakın…” diyerek yapılmak istenenleri küçümseyen, “böyle bir şey aklınıza nasıl gelir?” diye hesap sormak yerine, bunun fikir! olarak akla gelmesini normalleştiren ve “acaba bana bir şey düşer mi?” anlayışı ile el ovuşturanlara karşı,

Daha güvenilir bir yargı istiyoruz. Denetim mekanizmalarının olmasını istiyoruz. Bu amaçla çok adım atılıyor. Ama bu hemen çözülmez. Yılların birikimi var. Bunu çözmek kolay değil.” diyerek, sanki yargının sorunları dün başlamış, bugün çözülmek isteniyor da onun için zaman tanınması lazım diyen anlayışa karşı,

Yılların birikimini – sorununu yaratanlardan çözüm bekleyenlere ve evrensel ilkeleri yok ederek baroları yok etmek isteyen anlayışa karşı yürüyoruz.

Mersin Barosu Başkanımızı ve yürüyen tüm baro başkanlarını destekliyor, sürecin takipçisi olacağımızı beyanla, Mersin Barosu delegeleri olarak, tüm meslektaşlarımızı Ankara’da baro başkanlarını karşılamaya ve mesleğe sahip çıkmaya davet ediyoruz.

BU DAVET BİZİM. BU DAVET HEPİMİZİN.

 

Mersin Barosu TBB Delegeleri

Av. Mutlay BAŞAR

Av. Mehmet Zeki DEMİR

Av. Levent DEMİR

Av. Kartal ER

Av. Mustafa Selahattin GÜL

Av. Hakan KENDİRCİ

Av. Özgür ÖZBEK

Av. Erhan TAŞMERTEK