İsrail devletinin yaptığı bu son olay ilk değildir.Sicili oldukça kabarıktır.

İsrail ATEŞLE OYNAMAYA DEVAM ETMEKTEDİR. Bu yaptığı ise “'İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRIDAN ÖTE İŞGALDİR.”

İsrail devleti tarafından, sözde güvenlik gerekçesi ile  özellikle Mescid-i Aksa’nın yani Harem-i Şerif’in etrafına metal detektörler konması, Filistinli Arap ve diğer Müslüman bireylerin bu kutsal ibadet yerlerine girişlerinin zorlaştırılması ve engellenmesi en temel insan haklarından din ve ibadet özgürlüğünün ihlal edilmesi olup asla kabul edilemez.

İsrail din ve vicdan hürriyetini askıya almış ve terörden farkı kalmamıştır. Müslümanların kutsal mekanı Kudüse ve Harem-i Şerif”e saygı göstermesi hukuki,insani ve ahlaki bir yükümlülüktür.İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, diğer bütün uluslararası sözleşmelerin yanı sıra Avrupa Konseyi’nin kararları ile de güvence altında olan kutsal yaşama hakkına yönelik bu ağır saldırının hukuki ve meşru hiçbir nedeni olmadığı gibi ahlaki ve vicdani dayanağı da yoktur. 

FİLİSTİN HALKININ TOPRAKLARINI İŞGAL EDEN VE BU SON EYLEMİ İLE DE GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE TÜM DÜNYA KAMUOYUNU HİÇE SAYAN İSRAİL DEVLETİNİ LANETLİYORUZ.YAPILAN SON SALDIRI İSRAİL DEVLETİNİN NE DERECE TERÖRİST, HAKSIZ,HUKUKSUZ BİR DEVLET OLDUĞUNUN DA AÇIK BİR GÖSTERGESİDİR.

Filistin halkı ve Mescid-i Aksa asla yalnız değildir. Mescid-i Aksa, İsrail’in bir mülkü değildir, orası bütün Müslümanlarındır.

İSRAİL, BU EYLEMİ İLE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER İLE TEMİNAT ALTINA ALINMIŞ BULUNAN DİN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ HAKKINI AÇIKÇA İHLAL ETMİŞTİR.

DÜNYA DEVLETLERİNDEN GELEN CILIZ VE ETKİSİZ TAVIR VE KINAMALAR, CAYDIRICI OLMAKTAN UZAK OLDUĞU GİBİ, DAHA ÖNCEDE DEFALARCA  BENZER HUKUK İHLALLERİNDE BULUNAN İSRAİL DEVLETİNE CESARET VERMEKTEDİR. BİLİNMELİDİR Kİ, ULUSLARARASI HUKUK KURALLARININ ÇİFTE STANDART OLMAKSIZIN TÜM DEVLETLERE EŞİT BİR ŞEKİLDE UYGULANMASI, DÜNYA BARIŞININ SAĞLANMASI AÇISINDAN TEMEL KOŞULDUR. 

İsrail devletinin işgal altında tutmakta olduğu Doğu Kudüs'teki başta Harem-i Şerif olmak üzere dini mekânlara yapmış olduğu uygulamaları şiddetle kınıyor, Müslümanların ve Ülkemizin böylesine önem verdiği, olmazsa olmazına inandığımız kutsiyetine saygı gösterilmesinin insani ve hukuki gereklilik olduğunu hatırlatıyoruz.

Olay sonrasında İsrail tarafından uygulamaya konulan giriş yasağı ile tüm engellemelerin derhal kaldırılmak suretiyle ibadete açılması ve sükûnetin bir an önce sağlanması gerekmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

Av. Ali ER

Mersin Barosu Başkanı