40 YIL SONRA YİNE AYNI NOKTADAYIZ

Bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara leke olarak geçen 12 Eylül askeri darbesinin 40. yıldönümü.

12 Eylül 1980 yılında, Emperyalist ABD ve Türkiye’deki uşakları tarafından tezgahlanan faşist darbenin yansımaları maalesef bugünlere kadar uzanmıştır. 12 Eylül darbesinin kalıntıları hala duruyor ve hala o karanlıkta nefes almaya çalışıyoruz.

Vatan evlatları için; "Adalet yerini bulsun diye bir sağdan bir soldan asıyorduk” , “Asmayalım da besleyelim mi?” , "İdamları imzalarken ellerim hiç titremedi” denilerek, gencecik fidanların yaşları büyütülerek katledildiği gündür 12 Eylül…

12 Eylül; 650 bin kişi gözaltına alındığı,  1 milyon 683 bin kişi kanunsuzca fişlendiği, açılan 210 bin davada 230 bin kişinin yargılandığı, 7 binden fazla kişi için de idam cezasının istendiği, 517 kişinin ölüm cezasına çarptırıldığı süreçte, 50 kişinin sadece siyasi görüşü nedeniyle idam edildiği gündür.

12 Eylül; hukuktan eğitime, iş yaşamından sanata, insan haklarına ve özgürlüklere büyük darbe vurdu. Gözaltıların, işkencelerin, fişlemelerin, idamların, hak ihlallerinin ürpertici anısı hafızalarımızdan silinmezken, 12 Eylül darbesiyle gelen hukuksuz uygulamalar, günümüzde de hâlâ sürüyor. Hukuksuz yere tutuklanan hukukçular, siyasiler, bilim insanları, milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler ve bu muhalif sesleri kısmaya, sindirmeye yönelik yapılan baskılar, iktidarın sopasına dönüştürülen hukuk kurumları, polis devleti uygulamaları, gücünü yitirmiş parlamento ve daha pek çok uygulama 12 Eylül döneminden bugüne pek fazla değişen bir şeyin olmadığını gösteriyor.

Bu hukuksuz uygulamalar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL KHK’larıyla katlanarak sürmektedir. 12 Eylül artığı gerici anayasası yerine; katılımcı, özgürlüklerin ve insan haklarının anayasası hazırlanmalıdır. 12 Eylül darbecileri göstermelik de olsa ancak 32 yıl sonra hâkim karşısına çıkabilmiştir. Hesabı sorulmayan darbeler tekrarlanır. Yargıdaki ve devletin tüm kurumlarında fetö yapılanması acilen temizlenmelidir. 12 Eylül insanlık suçudur.

Kısacası 40 yıl sonra yine aynı noktadayız.

Mersin Barosu olarak; laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletinden yanayız. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da tüm darbelerin ve darbecilerin karşısında olacağımızı belirtiyorum.

Av. Bilgin YEŞİLBOĞAZ

Mersin Barosu Başkanı